Bir pirinç çan
EBI'nin sesi

Bir Blue Jays Sound prodüksiyonu

Yazan Moritz Nottrott 

Early Birds İstanbul Çalışanları

Duyularımızın uyumlu bir şekilde birlikte çalışarak deneyimlerimizi şekillendirdiği, duyusal uyaranlarla dolu bir dünyada, tek bir duyuya odaklanmak çelişkili bir fikir gibi görünebilir. Ancak,Early Birds İstanbul Anaokulu'ndan meraklı bir grup çocuk, kısa süre önce heyecan verici bir proje başlattı. Sesin gücü, anıları vurgulamak için bir araç olarak kullanılacaktı. Çabaları, "EBI'nin Sesi" adlı dikkat çekici bir ses dosyası ile sonuçlandı. Bu dosya, sevdikleri anaokulundaki seslerin kayıtlarını içeriyordu.

Proje, tüm beden duyularımızın önemini araştırmayı ve tek bir duyuya odaklanmanın deneyimi nasıl yoğunlaştırabileceğini göstermeyi amaçlıyordu. Kendiniz deneyin: Gözlerinizi kapatın ve çevrenizde duyduğunuz tüm seslere kulak verin. Çevrenizde aslında ne kadar çok şey olup bittiğine şaşıracaksınız. Ve hiçbir zaman tam anlamıyla sessizlik olmaz, değil mi? Özellikle İstanbul gibi bir şehirde.

Çocukların duyusal-motor gelişimini nasıl destekleyebiliriz?

Böylece, 4-6 yaş grubumuzBlue Jays, akustik bir maceraya atılmaya karar verdi. Anaokulumuzu tanımlayan sesleri yakalamak istediler. Kabuklu malçların üzerinde yürürken çıkan çıtırtı sesinden, kapıların açılıp kapanırken çıkan gıcırtı sesine kadar. Herkesin bildiği temizlik zili de diğer sesler gibi refakatçilerin yardımıyla kaydedildi.

Sonuç,Early Birds'teki çocukların hayatının arka planını oluşturan büyüleyici bir ses derlemesi oldu. "EBI'nin sesi" sadece işitsel bir deneyimden daha fazlası haline geldi; önemli bir hatıra parçası oldu. Ses dosyasını dinlemek, çocukların anaokulundaki sevdikleri anlara geri dönmelerini sağlıyor.

Projenin gücü, sesin görsel uyarıcılar olmadan bile canlı görüntüler ve duygular uyandırma yeteneğinde yatmaktadır. Arkadaşlarının kıkırdamaları onu hemen kaygısız oyun zamanlarına geri götürür. Tabakların tıkırdaması ona öğle yemeğinde yapılan sohbetleri hatırlatır.

"EBI'nin sesi", çocukların erken çocukluk dönemlerini hatırlamalarına ve anılarını yeniden yaşamalarına olanak tanır. Çocuklar büyüdükçe, ses dosyalarını tekrar tekrar dinleyebilirler. Bu proje, sesin gücüne olan derin saygıyı teşvik etmiş ve çocuklara, içinde yaşadığımız çok duyulu dünyaya karşı minnettarlık duygusu aşılamıştır.

Görsel uyaranların hakim olduğu bir dünyada, bu çocukların ses kayıtları, diğer üç duyumuz olan koku, tat ve dokunma duyularından bahsetmeye gerek bile olmadan, sesin de aynı derecede önemli olduğunu gösteriyor. Bu, bize durup dinleyerek çevremizdeki yaşamın seslerinin tadını çıkarmamızı hatırlatıyor. Anaokulu anılarını ses dosyası olarak kaydetmek suretiyle, bu çocuklar özel ve kalıcı bir anı yaratmışlardır. Şimdi EBI yuvamızdaki ses yolculuğunun keyfini çıkarın.

Topladığımız tüm sesleri tanıyabiliyor musunuz?